PRATİK BİLGİLER

» Amortisman Sınırı
» Vergiden Müstesna Yemek Bedeli
» Emlak Vergisi Oranları
» Fatura Düzenleme Sınırı
» Değer Artış Kazançları İstisna Tutarları
» Kıdem Tazminatı Tavanı
» Usulsüzlük Cezalarına Ait Cetvel
» Yıllık Ücretli İzinler

MUH. STANDARTLARI

Ülke içinde kullanılan muhasebe standartlarını uluslararası standartlarla bütünleştirebilmek için 1995 yılından bu yana 43 uluslararası muhasebe standardı Türkiye’ye ...

T.C. RESMİ GAZETE

DUYURULAR

Risk’in (Kriz) teşhis ve onarımı (makale)

 

 

 

 

Günlük uygulamalarda verdiğimiz kararlar, her zaman az ya da çok ağırlıkta bir risk taşır.

 

Piyasa koşullarının belirgin olduğu, piyasanın geleceğinin çok az sapmalarla tahmin edilebildiği yada ekonominin istikrarlı olduğu durumlarda, nispeten isabetli kararlar verilebilir. Ancak, piyasa koşullarının ve ekonomik istikrarın sürekli değiştiği durumlarda, gelecekteki değişimleri tahmin etmenin zorluğu karşısında uygun kararlar almak oldukça güçtür.

 

Risk, zarar edebilme olasılığıdır. Girişimciler açısından ise risk, zararı göze alarak, getirisi belirsiz olan gider ve maliyetlere katlanma, çoğu kez  faizle borçlanma durumudur. Bunun için bir girişimcinin, bir işe girişirken, ilgili zararları göze alabildiği için kâr edebilme oranı daha yüksektir. Risk ile kâr arasında dolaylı bir ilişki vardır. Yüksek risk yüksek kârı, düşük risk düşük kârı oluşturur.

 

Kriz, makro açıdan bakıldığında, çoğu kez   sektörel  bazlı olumsuzluklardan çok, ekonomik bazlı olumsuzluklardan ileri gelmektedir. En azından Türkiye de durum böyledir. Ekonomik olumsuzluklar ise, ülke ekonomisinin iyi yönetilmesiyle doğrudan ilgilidir. Türkiye de ise kriz, çoğu kez geçmişte veya günümüzde   siyasi krizlerden kaynaklanmıştır. Son yıllarda  Amerikan dolar kurunun  yüksek tırmanışa geçmesinin görünmeyen ama tüm kesimlerde hissedilen bir krize dönüştüğü durum bunun göstergesidir. Amacımız; ekonomik gerçeklikler göstergesinde,  işletmelerin kriz durumunda alabilecekleri pozisyonları irdelemektir.

 

Kriz yönetimi, krizlerin oluştuğu  zamanlarda  değil, normal istikrar dönemlerinde her zaman sahip olunan politikaların içine dahil edilmeli ve ona göre planlamalar yapılmalıdır. Aksi durumda yeterli hazırlık yapılmadan verilen ani kararların, ekonomik durumu daha da etkileyeceği ve işletmeyi daha fazla darboğaza sürükleyeceği açıktır. Şirketleri  reorganize  etmek için, kriz aslında iyi bir fırsattır. Büyük oranlı ve uzun dönemli yatırımlardan kaçınmalı fakat uzun dönemli fayda sağlayacak değerler elden çıkarılmamalıdır. Örneğin; paniğe kapılıp, yetişmiş insan gücünü işten çıkartan şirketlerin uzun dönemde kaybedeceği göz ardı edilmemelidir.

 

Müşteriyi en iyi anlayan ve gereksinimlerini tam karşılayan firmalar ayakta kalabilmektedir. Kriz dönemlerinde  tüketicilerin bazı ürünleri giyilmek ve kullanılmak için tercih etmediği ,insanların krizde kendini mutlu hissettirmek ve imajını düzgün gösterebilmek gibi bazen farklı psikolojik  etkenlerle hareket ettiğini dikkate almak gerekir. Kriz dönemlerinde başlatılan uygulamaların büyük ölçüde kriz sonrasında da devam ettirilmesi gerekir.

 

Teknolojik gelişmeler hiçbir zaman durmamaktadır. Bu nedenle, kriz dönemlerinde bilişim teknolojilerine önemli yatırımlar yapmış olanlar veya başlanmış  teknolojik yatırımlarını sürdürebilen şirketlerin, rekabette üstünlüğü elde etme anlamında , krizden daha rahat çıkabilme olanağına sahip  olurlar. Krizde geleceğe yatırım yapanların, daha istikrarlı kararlar almak zorunda oldukları için, krizi çok daha önceden karşılayabilme yeterliliğine sahip olabilecekleri aşikârdır. Ama teknolojik yatırımlar belirli bir zaman alacağından, bunlarla ilgili riski de hesaba katmaya dikkat etmek gerekir.

 

Belirsizliği azaltmak için araştırma yapmak ve piyasa hakkında olabildiğince bilgi sahibi olmak, hükümetlerin aldığı ekonomik, mali, para ve vergi kararlarını çok yakından  izlemek, taban fiyatları, yatırım ve ihracat teşvikleri, dış ticaret uygulamaları hakkında güncel bilgilere sahip olmak ta gerekir. Bazen hükümetler, yüksek enflasyon dönemlerinde, tarımsal ürünlere  verdikleri yüksek destekleme fiyat politikaları nedeniyle , destekleme alımı yapan kuruluşlar vasıtasıyla, ekonomiye para sürülmesi ve dolayısıyla para arzındaki artış, hem gıda hem diğer ürünlerin fiyatlarının yükselmesine  neden olabilmektedir. Bu gelişmeler, işletme yöneticileri için dikkate alınması gereken önemli gelişmelerdir.

 

Kriz dönemlerinde , dünya genelinde yeni  oluşumlar, yeni gelişimler, buluşlar, teknolojik yenilikler çok yakından takip edilmelidir. Teknolojik alanda meydana gelen gelişmelerin ve yeniliklerin, müşteri ilişkilerini kökünden değiştirdiği dikkate alınmalıdır.

 

 

Faydalı olması dileğiyle

 

Cengiz HERGÜNLÜ

SMMM-Bağımsız DENETÇİ

chergunlu@hergunlu.com

www.hergunlu.com